16 Şubat 2015 Pazartesi

Cadının Balyozu





Satır satır yazacağız. Birileri okuyacak mı? Birilerinin kulaklarına gidecek mi? Bizi anlayabilecekler mi? Üç gündür şok içinde ülkem. Çünkü kadınlar seslerini duyurmaya çalışıyor. Sesleri çıkıyor kadınların çünkü. İkinci sınıf insan olmaktan bıktık çünkü. Çünkü kadın olmak suç ve her suçun bir cezası var; tecavüz, taciz, şiddet…
Önce mağara devrinde saçımızdan tutulup sürüklendik; fiziksel olarak güçsüzdük çünkü. İnanç sistemleri iyice ötekileştirdi bizi: Adem’in kaburga kemiğinden yaratılmıştık(!), dolayısıyla itaat etmeliydik erkeğe. Her söylediğini, her emrini yerine getirmeliydik. Şeytandık, çünkü Adem yasak elmayı bir kadın yüzünden yemişti, cennetten kovuluş…
Savaşlar, iktidarlar, güçler arasında ezilen bizdik. Siz hiçbir kraliçenin haremi olduğunu duydunuz mu? Krallıkların en önemli unsurlarından biriydi harem. Çünkü erkek her koşulda soyunu devam ettirebilmeliydi. Soy erkekti çünkü, çocuğu kadının doğurmasına rağmen.
Kitle kitle imhalar da oldu çoğu zaman. Malleus Maleficarum’u (Cadının Balyozu) kitabını yayınladı Tanrı’nın emrindeki iki erkek(!). bağımsız fikirli kadınların tespit edilmesini ve işkence metotlarını anlattı. Tam üç yüz yıl süren katliam sonunda resmi olarak 50000 (elli bin) kadın öldürüldü. Bazıları milyonlar olduğunu söylüyordu.
Ya bugün durum farklı mı? Gelenek adı altında tecavüze uğramış kadınları katlettiniz. Çakal sürülerini saldınız Güldünya’ların peşinden. 26 kişinin üzerinden geçtiği 13 yaşındaki N.Ç. ye “Rızan vardı” dediniz. 17 yaşındaki Münevver’e ve binlercesine kıydınız. Tecavüze direndi diye Özgecanların canına kıydınız.
Kılığımıza kıyafetimize karıştınız. Giyinen, başını örten ya da ötmeyen kadındı, ama hep siz karar verdiniz. Doğurmak isteyen ya da istemeyen kadındı, ama hep siz karar verdiniz. Tecavüz dendi, cezalandırılmalı dendi. Mağdur, tecavüz çocuğunu doğuracak dediniz.
“Zulüm kimse zalimlik yapmayınca biter -mazlumlar dahil, dedi. Ama yapmayın, o daha bir çocuk, dedi Tanrı.” (Yılmaz Erdoğan-BBŞO)
İndirimlere gittiniz cezalara. Caydırıcı olmaktan çıktı. Ruh sağlığı bozulmamıştır dediniz; mağduru daha da mağdur ettiniz.
Etrafımızdaki kadınlara bir bakalım. Var mı hiç tacize uğramayan? Hiç fiziksel ya da psikolojik şiddete maruz kalmayan? Önce kendimize soralım. En basit yaşam haklarımız olan çalışma, alışveriş yapma, araba kullanma vs. bizim için nasıl gerçekleşiyor?
Oğullarınıza eşitliği öğretin. Oğullarınıza hiçbir şeyin ellerinin kiri olmadığını öğretin. Onlara annelerinin de bir kadın olduğunu öğretin. İnsanlığın kadın ve erkek olarak ayrılmadığını öğretin. Kadının tek uğraşının ve amacının erkeğe hizmet etmek olmadığını öğretin.
Artık kadınlar tacize, tecavüze ve şiddete maruz kalmasın… Cadının Balyozu kadınların üstüne inmesin…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder