2 Eylül 2014 Salı

eski fincanlar

ONUN TÜRKÜSÜNÜ, GUEVARA’NIN


Dağların ve nehirlerin

Türküsünü söylemek istiyorum

Büyük gökyüzünün ve kırların.

Mavi bir çiçeğin türküsünü söylemek istiyorum

Umudun ve sevdanın.

Kahraman bir yüreğin türküsünü söylemek istiyorum

Aslan türküsünü Guevara’nın.

Odalar ve sofalar kuşatmış beni

Sandalyeler masalar tabaklar

Gökyüzü kuşatmış beni içim daralıyor

Gelenekler korkular kuşkular

Kuşatmış beni

Rotatifler silahlar yasalar

Ah akşam oluyor

Sevgilim, aşkım benim

İniyor dağlara

Örtüsü gecenin

Bir çocuk durmadan

Büyük nehirleri özlüyor

Kaybolmuş sevinçleri özlüyor

Bu yürek durmadan

Geçiyor dağlardan

Gölgesi çetelerin

Körlerin ve yetimlerin

Türküsünü söylemek istiyorum

Yavrusu ölmüş ananın

Hastaların türküsünü söylemek istiyorum,

Hapiste yalnız bir adamın.

Sevgili bir yüreğin türküsünü söylemek istiyorum

Kardeşimin, Guevara’nın

Ah, nasıl da acı

Böyle susup durmak

Kötüler cellatlar elinde

Bunalırken güzelim halk

Fabrikalar yanlış çalışırken

Yanlış ekilirken toprak

Ayak, olmuşken baş

Baş, olmuşken ayak

Kavganın ve hürriyetin

Türküsünü söylemek istiyorum

Gür bir akışla akacak kanın

Eşitliğin türküsünü söylemek istiyorum

Halklar adına yükselen sancağın.

Sadeliğin, inceliğin, onurun

Türküsünü söylemek istiyorum

Onun türküsünü, Guevara’nın

ATAOL BEHRAMOĞLU

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder