27 Mart 2014 Perşembe

İHSAN OKTAY ANAR / SUSKUNLAR

İHSAN  OKTAY ANAR  “SUSKUNLAR”



Bir İhsan Oktay Anar hayranı olarak  Suskunlar romanı , Puslu Kıtalar Atlası adlı ilk kitabından sonra en beğendiğim kitabı oldu.Kitap Mevlana'dan bir alıntı ile başlıyor:
" Kulak eğer gerçeği anlarsa gözdür." Aslında bu söz, kitabın  tümünde anlatılanların bir özetidir de diyebiliriz.


Romanda oldukça fazla sayıda karakter var ; ama İhsan Oktay kitaplarını daha  önceden okuyan biri için  karakter sayısındaki bu fazlalık şaşırtıcı olmasa gerek.J Bu kadar çok kişi, mekân ve yan hikâye barındıran bir romanı özetlemeye çalışmak oldukça zor aslında  ;ama kısaca bahsedecek olursak romanın konusu şu şekilde:
Bâtın Efendi ve oğlunun Kostantiniye'ye gelmesi, Kostantiniye'deki musikîde en derin, en bilge ve en usta olan yedi kişiden altısının eleneceği ve seçilenin kulağına Bâtın Efendi’nin, kendi neyinden en mukaddes nağmeyi üfleyeceği, yani 'hayat veren nefesi' dinleteceğinin  duyulması, adı geçen roman kişilerinin hayatlarını etkileyecek, kaderler kesişecek, türlü kötülükler ve cinayetler işlenecek ve iyilerle kötüler arasında büyük bir kavga başlayacaktır..
Kitabı bitirdikten sonra kitap üzerine yaptığım araştırmalarda kitabın adının “ Suskunlar “ olmasının nedeni, Galata Mevlevihânesi içerisindeki suskunlar adlı hücreden gelmeyebilir. Evet, kitapta böyle bir küçük mezar bölümünden bahsedilir ama, işin asıl kaynağım Mevlâna Celaleddin’in lakabının hamûş [suskun] olmasından gelir. Hamûşân ise, suskunlar anlamına geldiği gibi, aynı zamanda ölüler/göçmüşler anlamına da gelir. Bunun yanında, semâ edenler de birer hamûşândır, suskundurlar, sadece dönerler. İşte suskunlar adı buna da atıfta bulunur.


     Son olarak kitaptan beni  en çok etkileyen birkaç alıntı ile bitirmek istiyorum yazımı :


"Kusur benim imzamdır. Bir ismim olduğu sürece bir kusurum da olacak ve olmalı."

"Belki de susmak, gerçeği anlatmanın tek yoluydu."

"Mükemmellikle güzellik aynı şey değildir. Çirkin bir şeyi güzel yapmak mümkündür  ; ama mükemmel bir şeyi güzel kılmak çok daha zahmetli bir iştir."



   İhsan Oktay Anar’ı daha önce hiç okumamışsanız ,okumaya Puslu Kıtalar Atlası adlı  kitabı ile başlamanızı tavsiye ederim.Kitaplarını okumaya başladığınızda sizin de benim gibi  İhsan Oktay  büyüsüne kapılacağınıza ve daha yeni basılmış bir romanını bile  okurken , bir sonraki romanı  acaba ne zaman çıkar kaygısıyla elinizdeki kitabı hem merakla çabuk bitirmeyi istemek hem de kitabı  bitirmeye kıyamamak duygusu arasında kalacağınızı şimdiden söyleyeyimJ
Bu kitabı gerçekten sindirerek okuyacaklara tavsiyem: yanınızda mutlaka çok kapsamlı bir Türkçe sözlük bulundurun. Sadece cümlenin anlaşılmasını sağlayacak kritik kelimeleri değil bilmediğiniz tüm kelimeleri öğrenerek devam edin, böyle yapın ki her yönüyle hayatınızda belki de okuyabileceğiniz en muhteşem kitaplardan birini okuduğunuzun farkına varınJ




  


Son olarak unutmayın  Norman Cousins’in de dediği gibi “Okuyabilen herkes derinden okumayı ve böylece daha dolu yaşamayı öğrenebilir.” Bol kitaplı günler sizin olsun J

                                                                                                                                                                                                                               GÜLŞAH ÖNER

2 yorum:

  1. Kitabı okuyan biri olarak söylüyorum ki yorum gayet başarılı olmuş ;-) Hatta kitabın adının neden "Suskunlar" olduğunu belirtmeniz çok faydalı olmuş..

    YanıtlaSil
  2. İhsan Oktay'ın kitaplarını okumak ayrı bir haz veriyor insana.ama suskunlar'ın yeri bende başka...

    YanıtlaSil