25 Eylül 2018 Salı

Yeni Dönem Kurslarımız Başlıyor



Dernegimizde düzenlediğimiz eğitim programları başlıyor. Deneyimli eğitmen kadrosu, güvenilir ortamı ile tanişmak isterseniz sizlere de aramızda görmekten mutluluk duyarız. Bize katılmak ve bilgi almak isterseniz 05077404845 nolu telefondan veya mesaj ile ulaşabilirsiniz.Unutmayın kayıt devam ediyor.

MUZIK DERSLERI: Gitar,keman,piyano,şan ve işitme eğitimlerinin verildiği derneğimizde dersler bireysel olarak, haftada bir gün bir saat yapılmaktadır. 
EBRU KURSU: Geleneksel ebru malzemeleri ile yapılan çalışmalarda isteğe göre bireysel gelişiminiz doğrultusunda çalışmalar yaptırılmaktadır. Haftada bir gün üç saat ders yapılmaktadır. 10 yaş ve üzeri tüm katılımcılara acıktır.
HOBI RESIM KURSU: 18 yaş ve üzeri herkesin katılabileceği kursumuzda isteğe göre farklı teknikler ile çalışma yapılmaktadır. Haftada bir gun uc saat atolye calismasi yapilmaktadir.
ÇOCUK RESIM ATOLYESI: 7_15 yaş arasındaki çocuklarımızla haftada bir gün iki saat olarak çalışma yapılmaktadır. Çocuklar yaş seviyelerine göre guruplara ayrılır. Atölye en fazla 6 kişi ile sınırlıdır.
AKIL VE ZEKA OYUNLARI: 2 ay süren bir kurs olup oyunla 8_12 yaş arasındaki çocuklarınızın gelişimi sağlanmaya çalışılmaktadır. Strateji geliştirme, pratik düşünme, kendini ifade etme becerileri gelişir. 
ÖYKÜ SIIR YAZIN ATOLYESI: 8_15 yaş arasındaki çocukların kendilerini ifade etmelerini, okuma ve yazma becerilerini arttırmak için yapılan kursumuz sekiz ay devam etmekte ve yapılan çalışmalar okuma yapılarak paylaşılmaktadır. 
INGILIZCE ÇOCUK ATOLYESI: 7_13 yaş arasındaki çocuklarımızın pratik yaparak ve eğlenerek öğrendikleri kursumuzda yaş seviyesine göre sınıflar oluşturulmaktadır. Haftada bir gün iki saat ders yapılmaktadır. Kurs 8 ay devam etmektedir.

16 Şubat 2015 Pazartesi

Cadının Balyozu





Satır satır yazacağız. Birileri okuyacak mı? Birilerinin kulaklarına gidecek mi? Bizi anlayabilecekler mi? Üç gündür şok içinde ülkem. Çünkü kadınlar seslerini duyurmaya çalışıyor. Sesleri çıkıyor kadınların çünkü. İkinci sınıf insan olmaktan bıktık çünkü. Çünkü kadın olmak suç ve her suçun bir cezası var; tecavüz, taciz, şiddet…
Önce mağara devrinde saçımızdan tutulup sürüklendik; fiziksel olarak güçsüzdük çünkü. İnanç sistemleri iyice ötekileştirdi bizi: Adem’in kaburga kemiğinden yaratılmıştık(!), dolayısıyla itaat etmeliydik erkeğe. Her söylediğini, her emrini yerine getirmeliydik. Şeytandık, çünkü Adem yasak elmayı bir kadın yüzünden yemişti, cennetten kovuluş…
Savaşlar, iktidarlar, güçler arasında ezilen bizdik. Siz hiçbir kraliçenin haremi olduğunu duydunuz mu? Krallıkların en önemli unsurlarından biriydi harem. Çünkü erkek her koşulda soyunu devam ettirebilmeliydi. Soy erkekti çünkü, çocuğu kadının doğurmasına rağmen.
Kitle kitle imhalar da oldu çoğu zaman. Malleus Maleficarum’u (Cadının Balyozu) kitabını yayınladı Tanrı’nın emrindeki iki erkek(!). bağımsız fikirli kadınların tespit edilmesini ve işkence metotlarını anlattı. Tam üç yüz yıl süren katliam sonunda resmi olarak 50000 (elli bin) kadın öldürüldü. Bazıları milyonlar olduğunu söylüyordu.
Ya bugün durum farklı mı? Gelenek adı altında tecavüze uğramış kadınları katlettiniz. Çakal sürülerini saldınız Güldünya’ların peşinden. 26 kişinin üzerinden geçtiği 13 yaşındaki N.Ç. ye “Rızan vardı” dediniz. 17 yaşındaki Münevver’e ve binlercesine kıydınız. Tecavüze direndi diye Özgecanların canına kıydınız.
Kılığımıza kıyafetimize karıştınız. Giyinen, başını örten ya da ötmeyen kadındı, ama hep siz karar verdiniz. Doğurmak isteyen ya da istemeyen kadındı, ama hep siz karar verdiniz. Tecavüz dendi, cezalandırılmalı dendi. Mağdur, tecavüz çocuğunu doğuracak dediniz.
“Zulüm kimse zalimlik yapmayınca biter -mazlumlar dahil, dedi. Ama yapmayın, o daha bir çocuk, dedi Tanrı.” (Yılmaz Erdoğan-BBŞO)
İndirimlere gittiniz cezalara. Caydırıcı olmaktan çıktı. Ruh sağlığı bozulmamıştır dediniz; mağduru daha da mağdur ettiniz.
Etrafımızdaki kadınlara bir bakalım. Var mı hiç tacize uğramayan? Hiç fiziksel ya da psikolojik şiddete maruz kalmayan? Önce kendimize soralım. En basit yaşam haklarımız olan çalışma, alışveriş yapma, araba kullanma vs. bizim için nasıl gerçekleşiyor?
Oğullarınıza eşitliği öğretin. Oğullarınıza hiçbir şeyin ellerinin kiri olmadığını öğretin. Onlara annelerinin de bir kadın olduğunu öğretin. İnsanlığın kadın ve erkek olarak ayrılmadığını öğretin. Kadının tek uğraşının ve amacının erkeğe hizmet etmek olmadığını öğretin.
Artık kadınlar tacize, tecavüze ve şiddete maruz kalmasın… Cadının Balyozu kadınların üstüne inmesin…

7 Ocak 2015 Çarşamba

eski fincanlar

Köle
Zamanla insan kendi olmaktan çıkar
bağlılıkları arttıkça
kendini bağlılıklarında arar olur hep
bağlandığı kimliği seviyorsa eğer
bağlayan objeyi terk edemez
o artık kendisi değil
bir esir kimliktir tutsak alınan
var olmak için
kimliğini bilmek için
efendisini ister hep
bu esareti sever o
ve sevilen bir esaret de özgürlüğü geri teper
özgürlük gezgin
esirse tutkundur
tutkusunu arar özgürlük
kölesi olmak için..
Müesser Yeniay